Bir değirmendir cihan
her kimse bekler nevbetin. (Zati)
ARDINDAN EN ÇOK ÜZÜLDÜĞÜMÜZ…
Bağlantıyı al
Facebook
X
Pinterest
E-posta
Diğer Uygulamalar
(Mayıs 8, 2007, baydaroglu.blog.com)
teori şöyle; ardından en çok üzüldüğümüz kişi, en
çok işimize yarayan kişidir… gerçek. kayıplarımızı kolaçan ettiğimizde
bunu görebilir miyiz? görürüz.
Demirel, Ecevit, Özal, İnönü, Türkeş, Erbakan... 80'li yılların siyasetinde başrol onlarındı. Bir yandan "Şeytandan ve siyasetten Allah'a sığınırım" demiş bir alimden dersleniyor bir yandan siyasete ilgi duyuyordum. Demirel, sanki sahne sanatları icra ediyor, hokus pokus yapıyordu. Ecevit, ya kara sevdaya tutulmuş ya da tutulduğunu sanan bir şairdi. Özal, gariban evin iyi eğitim almış, kelimeleri değişmiş, ailesine yabancılaşmış çalışkan çocuğuydu. İnönü, siyaset kanına şırıngayla verilmiş, ihtiyaçtan oyuncuydu. Türkeş, sevdiğim iki ağabeyim ve neredeyse bütün sülalemin peşinden koştuğu akıncı beyiydi. Erbakan, dinin, milletin ve medeniyetin siyasetçisiydi. Haklarında çok bir araştırma yapmadım. Aşina olmaktan dolayı Türkeş'e, inanmak ve itimat etmekten dolayı Erbakan'a meylim vardı. Bir süre sonra Erbakan sahnede yalnız kaldı. Muhsin Yazıcıoğlu selam verene kadar. Erbakan; Kıbrıs, Taksim Camii,...
Birinci Dünya Savaşı’nda Ruslara karşı savaşan 71 Mehmetçik Şehitler Tepesi’nde yatıyormuş. Çaykara Sultan Murat Yaylası’nda 2000 metre yükseklikte. Ankara, Haymana, Kerpiçköy Mahallesi’nde bir tane daha var. Tepe, Yunanlılarla savaşırken verdiğimiz şehitler hürmetine bu adı almış. Muhtemelen başka “Şehitler Tepesi/tepeleri”de vardır. Hepsinin de benzer hikayeleri olsa gerek. Düşmanla çatışılan ve çok şehit verilen tepeler. Bazıları, şehitlerin yükseğe gömülmesi gibi bir uygulamadan bahsediyor. Bugüne kadar böyle bir şey duymadım. Herhangi bir kaynakta görmedim. Mezarlıklarda da böyle bir uygulamaya şahit olmadım. İktidar olduklarında; “Şehitler Tepesi”ni boş bırakacaklarını söyleyenler var. Nasıl yapacaklar, nasıl boşaltacaklar bilmiyorum Kağıttepe ile karıştırıyor olabilirler. Kentsel dönüşüm öngörüyorlardır. Şehitler Tepesi genelde bir galat-ı meşhur olarak kullanılıyor. Kastedilen şey; kutsal kabul edilen, uğrunda şehit olunacak kuru...
Serbest sevişme. Evsiz toplum. Evliliksiz çocuk. Sosyolojik terörizm insanlığı esir alıyor. Ev binlerce yılda kuruldu. Evin çevresindeki kurumlar binlerce yılda gelişti. Ev insanlığın toprağı oldu. İnsanlık bu topraktan koptuğunda köksüz kalır. Başına ne geleceğini seçemez bile. Zira köksüzlerin seçim hakkı yoktur. Anne, baba, dede, amca, hala, teyze, akraba, kan bağı, çocuk, torun; Nişan, nikah, cenaze, miras, varis, mülkiyet... Evliliksiz çocuk ve evsiz toplumla binlerce kavram ölür. Kim kimin babasıdır? Kim kimin çocuğudur? Kim kiminle yatabilir? Kim kime bakmakla yükümlüdür? Kim kimden neden sorumludur? Çok sayıda sorunun cevabı birden fazla olur. Her cevap kaosu büyütmekten başka bir işe yaramaz. Kölelik, evliliksiz çocuk ve evsiz toplumun yegane kaderidir. Bir başınalık, korumasızlık, güvencesizlik... başka bir yol bırakmaz. Ya parçası oldukları kaos ya da onları evsiz bırakan mühendisler insanlığın efendisi olurlar. Avrupa bu kuyuya düştü. Çıkabilir mi bi...
Yorumlar
Yorum Gönder